SAVAŞÇI
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez.
Ben kimim? sorusunu sorduğum zaman ontoloji alanında bir düşünür oluyorum. Ben ne biliyorum, veya öğrencilerimin neyi bilmesini, nasıl bilmesini istiyorum? Sorularıyla ilgilendiğim zaman epistemoloji sorunlarına yöneliyorum, ve nadıl davranmam gerekir ne yapmalıyım? Sorularını sorduğum zaman da etik alanına girmiş oluyorum.
Gözlemleyen benle, gözlemlenen ben arasındaki fark bilinmeyince insanlar gözlemlenen benin içine hapsolurlar. Babayım, anneyim kadınım gibi sosyal rollerin içinde kendilerini tanımlamaya çalıştılar ve tabiki boğulup kaldılar.
Nesnel ben(ego) bilinci içinde yaşamını sürdüren sıradan insan, mal mülk kazanmaya başladıkça,diğer insanlara korkarak bakmaya başlar. (kaybetme ve elimden alacaklar korkusu nedeniyle)
İşime yarayacak birşey varmı bu insanda diye bakar verirken kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez düşüncesiyle hareket ediyordur.
Nesnel beni aşmış olan kişi, gözlemleyen benin bilincinde vermeye karar vermiş biri, farklı bir bakış açısına. Sahiptir. O, verdiği zaman daha da özgürleşir, vermenin bir hizmet olduğunu bilir, diğerleriyle anlamlı ilişki içinde olan insanların birbirlerine hizmet etmesi gerektiğinin bilinci içşnde verir.
Hayır demesini bilmeyen kişi güçsüz kişidir. Hayır demesini bilmeyen kişinin evet inin bir anlamı yoktur. Kendi yaşamlarının liderliğine soyunmuş kişiler hayır ve evet kelimelerinin tam ve eksiksiz birer cümle olduğunu bilirler.
Doya doya yaşanmamış bir yaşamın öyküsü var burada. Sürekli kendini tutmuş, özgürce, istediği gibi hareket edememiş ve şimdi pişman olan bir insanın öyküsü. Eğer, ölümsüz isen, istediğin kadar çekingen ürkek olabilirsin. Demişti don juan. Ama ölümlü bir dünyada yaşıyorsan çekingenliğe, ürkekliğe yer yok.
Yaşıyorsan, yaşamaya karar vermişsen yaşamanın gereklerini de kabul ermek zorundasın.
Aristo nesnelerin özünün daha sonra o nesnenin nasıl bir değişim içinde olacağını belirlediğini söylemişti. Sizde bu öze potansiyel diyoruz, demiştiniz. İnsanın özünde savsşçı olmak var. İnsan gerçek potansiyelini ancak bir savaşçı olarak sağlayabilir. Ben neden savaşçı olarak değişeyim? Sorusunun cevabı insan olmanın potansiyelini tümüyle gerçekleştirebilmek için.
Sıradan insan kendi hayatını yaşama cesaretini gösteremediği için başkalarının kendisi için tanımladığı hayatı yaşar. Bu nedenlede kendi potansiyelini gerçekleştiremez.
Bir, Savaşçı karar vermeden önce düşünür, inceler, gözden geçirir, acele etmez, herşeyi hesaba katar.
İki, savaşçı, kararını verirken özgür iradesi ile veri, yani onun kararı bir seçimdir.
Üç, verdiği karardan pişmanlık duymaz.
Sabırla bekler, beklediğini bilir, ve ne için beklediğini bilir. (çifçinin ekinini beklediği gibi)
Ölümün bilince, ama aynı zamanda bunu umursamaz bir tavır içinde olmalı.
Herşeye saygılıdır ve vuruş menzili içinde kalır.
Ne uyuşuktur ne acele eder. Taşıyamayacağı yükün altına girmez.
Seçimini yaparken gönlünün sesini dinler.
Savaşçı iç sesini istediği zaman durdurabilir. Biz toplumun beklentilerini ve o toplumun kültürünü ancak bu iç konuşmayla içimizde canlı tutuyor ve sürdürüyoruz. İç konuşma kesildiği zaman bu katman elektiriği kesilmiş bir motor gibi duruyor.
İçinde bulunduğu duygusal durumu kendisi belirler."geçen gece aslan seni kovalarken ona gücenmek, ona kızmak, ona alınmak pek aklından geçmedi. Ona küfrettiğini veya onun bizi kovalamaya hakkı olmadığını söylediğini duymadım. Bu aslan seni yakalayabilirdi, ama sen aslandan kurtulmak için mücadeleni verirken, bu tür kızgınlığa kırgınlığa yer yoktu. Senin amacın oradan kaçarak canını kurtarmaktı. Savaşçının duygusal dururumu başkalarının söyledikleri, davranışları ile değil, kendi bilinçli seçimiyle oluşur."
Biz bilinci içinde alçak gönüllü olur.
Başına gelen gerşeye bir öğrenme fırsatı olarak görür. Sıradan insan ya şükreder ya küfreder
Savaşçı yaşamına katkıda bulunan herkeze ve herkeze teşekkür duygusu besler.
sık sık alıntı yapılan kitap don juan ın öğretileri kitabı.
Yorumlar
Yorum Gönder